sokak ve duvar

güncel kültür ve sanat bloğu

"Sen yolunda yürü ve bırak ne derlerse desinler..."

Karl Marx, Kapital ı. Cilt Önsöz

İlk sergi

23/1/2007

Sanat Sokaği’nda yeni yilin ilk resİm sergisi, 20 Ocak 2007 Cumartesi günü açıldı. Resim sergisinin konusu: “KAYSERİ’NİN ÇIKMAZ SOKAKLARI”.

50 yağlıboya tablodan oluşan çalışmaları ile ilk kişisel sergisini sanat sokağında açacak olan ressam Hasibe Höcek; 1960 yılında Kayseri’de doğdu. Kayseri Lisesi’nde öğrenimini sürdürürken öğretmenlerinin yönlendirmesiyle resim çalışmalarına başlayan Höcek; 1999 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı hocalarından Rıfat Hızlısoy ile çalışmaya başladı. 16 Karma sergiye katılan Höcek’in tablolarından bazıları yurtiçi ve yurtdışında özel koleksiyonlarda yeralmakta.

ADRES: Karanfil 2 Akasya Apt. No: 30/13 Kızılay /ANKARA, İLETİŞİM TEL: (0312) 419 56 98 - 99

Vehbi Koç Vakfı Vehbi Koç ve Ankara Araştırmaları Merkezi (VEKAM) ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı  Milli Kütüphane Başkanlığı’nın ortaklaşa hazırladıkları ŞİİR GÜNLERİ’nin 2006 yılı II. Döneminin sonuncusu 29 Kasım 2006 tarihinde, Milli Kütüphane Yunus Emre Salonu’nda saat: 16:00’da gerçekleşti. Aralık Ayı  Konusu Aşk İmiş Her Ne Vâr Âlemde. 

Prof.Dr.Mustafa Şerif Onaran’ın, yaşama koşulları içinde eski aşklardan günümüze doğru sunduğu söyleşide Rüştü Asyalı seçilmiş aşk şiirlerini yorumlayarak dinleyenleri günün sıkıntılı telaşından kurtardı.  

Söyleşiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan, üniversite ve liselerden, edebiyat ve sanat camiasından çok sayıda  katılım gerçekleşti. 

Şubat 2006 tarihinden bu yana her ayın son Cuma günü Milli Kütüphanede gerçekleştirilen ŞİİR GÜNLERİ’nde, söyleşileri Mustafa Şerif Onaran düzenledi, Rüştü Asyalı ise şiirleri yorumladı. Söyleşilerin amacı kütüphanelerin farklı amaçlarla da kullanımını yaygınlaştırmak ve şiiri sevdirebilmektir. 

Başkent Ankara ve çevresi, Vehbi Koç Vakfı’nın kurucusu Vehbi Koç ile ilgili araştırmalar yapan VEKAM, bilim, kültür ve sanat dünyasına hizmet etmek için 1994 yılında kuruldu. VEKAM bünyesinde, Vehbi Koç’un hayatına ait belgelere dayanarak gerçekleştirilen çalışmaların yanı sıra Ankara ve çevresinin kültürel mirasının, tarihinin ve ekonomisinin araştırılması, belgelenmesi ve korunmasına  yönelik  akademik çalışmalar yürütülmekte. VEKAM, Ankara ve çevresi ile ilgili kitap, tez, makale, ve süreli yayınlardan oluşan  kapsamlı uzmanlık kütüphanesi ve zengin arşiviyle her yaştan araştırmacının hizmetinde. Ankara üzerine dünya  çapında bir başvuru kaynağı olmak VEKAM’ın öncelikli hedefleri arasında. VEKAM, yayınları, kültürel ve akademik faaliyetleriyle  her geçen gün gelişen bir kültür merkezi haline gelmekte.

İDT Altındağ' da

23/12/2006

Neil Simon’dan Sungun Babacan’ın dilimize çevirdiği, Levent Ulukut’un yönettiği İzmir Devlet Tiyatrosu yapımı “BÜYÜK AŞIKLARIN SONUNCUSU” adlı oyun; 26, 27, 28, 29 Aralık 2006 tarihlerinde ALTINDAĞ TİYATROSU’nda temsil ediliyor...

Modern zamanların yaşam pratiğinde yolunu şaşırmış kadın-erkek ilişkilerini eleştirirken; acemi bir çapkının komik hikayesinin etrafında aşk, cinsellik, kaçamak yapma fikri, nedenleri-sonuçları, ilişkilerde tarafların beklentileri vb… pek çok konunun çarpıcı bir dille aktarıldığı “BÜYÜK AŞIKLARIN SONUNCUSU”nda: EKREM KOCAÇAL, ALEV ERÖZMEN, CANAN ERENER, NALAN ÖRGÜT rol alıyor. Dekor tasarımı Savaş Çevirel’e, kostüm tasarımı Esra Selah’a, ışık tasarımı Hasan K. Yalman’a ait.

Cumhuriyet döneminin ilk günlerinden bu yana, Ankara’nın değişik yerlerinden çekilmiş fotoğrafların, aynı yerlerden çekilen yeni halleriyle eski-yeni karelerin yan yana yer alacağı “Dünden Bugüne Ankara Fotoğrafları” sergisi, 25 Aralık Pazartesi günü açılıyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi BELYA Şirketi tarafından düzenlenen sergide, Başkent’te, Ulus’tan Kızılay’a, Sıhhiye’den Opera’ya kadar Cumhuriyet dönemine ait değişik yer ve açılardan çekilen fotoğrafların, aynı yer ve görünümü baz alınarak çekilen fotoğraflar yer alacak.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri ve yatırımlarıyla bambaşka bir çehreye kavuşan, Cumhuriyet döneminden bu yana da değişen Başkent’teki farkın daha iyi anlaşılmasını da sağlayacak sergide 100X127 santimetre ebatlarında 170 fotoğraf yer alacak.

Zafer Çarşısı Sanat Galerisi’nde tüm Başkentlilerin ücretsiz gezebileceği sergi, 15 Ocak 2007 Pazartesi gününe kadar açık kalacak.

Ankara Film Festivali 18. defa Ankaralıları selamlıyor...Yarışmalar için son başvuru tarihi 7 Mart 2007
Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen Ankara Uluslararası Film Festivali, 13-22 Nisan 2007 tarihlerinde 18. kez Ankaralılarla buluşacak. Geçen yıl Mart ayında yapılan Festival, bu sene Nisan ayına alınarak baharın en güzel günlerinde sinemaseverlere festival şenliği yaşatmaya hazırlanıyor.
Her yıl, Türk ve dünya sinemasının seçkin örneklerini Ankaralı sinemaseverlerle buluşturan festivalde, uzun filmlerin yanı sıra kısa, canlandırma ve belgesel filmler de seyirci karşısına çıkma imkanı buluyor.
Festival kapsamında düzenlenen Ulusal Uzun Film Yarışmasında, Türk sinemasına nitelikli ürünler kazandıran sinemacılara çeşitli dallarda toplam 16 ödül veriliyor. Ticari gösterim şansı olmayan kısa film, canlandırma ve belgesel dallarında düzenlenen yarışmayla da bu türlerin izleyicisiyle buluşması sağlanıyor.
Uluslararası Kısa Film Gösterimi ve Uluslararası Belgesel Film Gösterimi bölümlerinde tüm dünyada çeşitli festivallerde ödül almış kısa, canlandırma ve belgesel filmler sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.
Festival her yıl olduğu gibi Türk ve yabancı yönetmenleri, yapımcıları, senaryo yazarlarını, oyuncuları, sinema eleştirmenlerini buluşturarak Türk sinemasının uluslararası alanda tanınmasına ve etkinliğini artırmasına da hizmet edecek.
Festival kapsamında düzenlenecek yarışmalara katılmak isteyenler filmlerini 7 Mart 2007 tarihine kadar Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfına gönderebilirler. Yarışmaların yönetmeliklerine ve başvuru formlarına http://www.filmfestankara.org.tr adresinden ulaşılabilir.

Barış Sarıbaş

 

Resim Sergisi

(1 – 29 ARALIK 2006)

 

“Bir Gün Çıkıp Geleceksin”

 

Barış Sarıbaş, 1979 yılında İzmir, Kemalpaşa-Bağyurdu’nda doğdu. 1993-1997 yılları arasında Kütahya Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğrenim gördü. 1997-1998’de Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’ne devam etti. Oradan ayrılarak 1998-2002 yılları arasında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde öğrenim gördü ve mezun oldu.Burada Mehmet Özer, Mustafa Pilevneli, Hüsamettin Koçan gibi hocaların öğrencisi oldu. Ekrem Kahraman’la tanıştı ve beş yıl boyunca onunla birlikte çalışmalar gerçekleştirdi, asistanlığını yaptı. Bugüne dek 19 kişisel sergi açtı. İlk kişisel sergisini Bir Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirdi. 9 ödül aldı, çok sayıda karma ve grup sergisine, yurt içi ve yurt dışında workshoplara katıldı. 2004 yılında Moldova’da, 2005 yılında da Amerika’da bir grup sanatçıyla çalışmalarda bulundu. 2003 yılında metnini Sibel Buğdaycı ve Ekrem Kahraman’ın yazdıkları ilk kitabı yayımlandı. 2004 yılında Ekrem Kahraman ile birlikte Atatürk Kültür Merkezi’nde “çağdaş bir çıraklık-kalfalık-ustalık denemesi; Kendimize Ait Ovalarda! Kendimize Ait Dağlarda” adlı ortak bir sergi gerçekleştirdi. Sergiyle birlikte ustası saydığı Kahraman tarafından “el verme” yöntemiyle ustalığa layık görüldü. Sergiyle ilgili yönetmenliğini Süreyya Ahıskalıoğlu’nun yaptığı 58 dakikalık bir film hazırlandı; metnini Birsen Felahi ve Mehmet Ergüven’in yazdıkları ortak katalog Bilim Sanat Galerisi tarafından yayımlandı.

 

“(‘...) Barış Sarıbaş da bir çok ressam gibi, içinde yaşadığı çağdan etkilenen ve günümüz dünyasının durumunu tuallerini yansıtan bir sanatçı. Barış’ın resimleri, bir anda içinde bulunduğumuz kentten, kentin ışıl ışıl ana caddelerinden, neşeli meyhanelerden, tüm bu insan yığınlarının içinden alarak bir ıssızlığın ortasına fırlatıyor bizleri...Sonra düş ve gerçeğin, geçmiş ve geleceğin ortasına attığı izleyiciyi, yeniden, şehrin o ışıklı caddelerine bırakmayı da ihmal etmiyor. Barış Sarıbaş, özellikle belirgin bir uslup kullanmıyor, hiç bir zaman belirli bir tarzda takılıp kalmayı istemediğini, resimde arayışı bırakmayacağını belirtiyor. O ne geçmişi ne de geleceği düşünmeden, anın içerisindeki benliğini resimlerine aktarıyor (...)”

 

Sanatçı halen İstanbul’daki atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor.

 

29 Aralık’a kadar devam edecek olan sergi, Pazar ve Pazartesi hariç her gün 11.00 – 18.30 saatleri arasında Nurol Sanat Galerisi’nde görülebilir ve www.lebriz.com online sergi salonundan da izlenebilir.

 

 

 

Yüksel MADEN

Nurol Sanat Galerisi Yöneticisi

Tel       : 0312 468 86 70

Fax      : 0312 468 86 82

E. mail : info@nurolsanat.com 

1921 doğumlu olan sanatçı “naif” bir anlatımla resme başladı. Köy yaşamını dilen getiren resimler yapan sanatçı, bir yalınlık içinde, giderek naif olmayan bir biçemlemeye yöneldi.

Herhangi bir resim eğitimi görmeyen İbrahim Balaban, halk kaynaklarından esinlenerek, yöre insanlarının yaşam biçemlerini ve plastik değişmeleri göz ardı etmeden yaptığı resimleriyle, hep ön safhalarda yer almasını bilmiş sayılı sanatçılarımız arasındadır.

Uzun süre Nazım Hikmet gibi bir kültür adamı, bir büyük sanatçıyla yan yana olma şansını elde eden sanatçı, büyük bir tutkuyla çalışarak yalın, dolaysız ve safyürek resmini geliştire geliştire bugünlere taşımış ve giderek bir ustalığa varmıştır.

Gerçek halk sanatının tadını, gizem ve büyüsüyle ruh zenginliğini her yapıtında gördüğümüz sıra dışı ve özgün bir sanatçı olan İbrahim Balaban, kişisel sergileri dışında, yurtiçi ve yurtdışı çeşitli karma ve grup sergilerine katılmış, yapıtları birçok özel ve tüzel koleksiyona girmiş değerli bir sanatçımızdır.

Kendi kaleminden İbrahim Balaban sanatını şöyle dillendiriyor; “Çocukluğumda: “İçgüdüsel” bir dürtüyle çizdiğim desenler, elimde değil.

İmralı’ da 3 yıl boyunca, çalışan işçileri hareket halinde çizdiğim 7 bin adet desen orada kaldı.

Askerliğimde 2 yıl süreyle, hareket halinde çizdiğim 250 adet deseni Maya Galerisine bırakmıştım… Bir yıl sonra öğrendiğimde, Galeriye gelen sanat sevenler (bedava tarafından) kapışmışlar.

Şimdi ise:

50 yıldan buyana elimde olan desen 450 kadardır. Bu desenlerden 272 adedini çerçeveletip sergiledim: (Bu eserlerden 133) adedini sanat sevenler sahiplendi.

Yıllar yılı göz nurumla çizdiğim bu değerleri, ben muhafaza edeceğime, biraz da siz sanat sevenler muhafaza edersiniz dedim…”

Doku Sanat Galerisinde 5 Aralık’ ta açılacak olan sergi 25 Aralık tarihine kadar Ankaralı sanatseverler ile buluşacak.

Blues müziğinin ünlü isimleri Buckwheat Zydeco, Michael Powers, Larry Garner ve Band, "Efes Pilsen Blues Festival 17" kapsamında Başkentte konser verdi

Efes Pilsen'in Hilton Otel'deki geleneksel konserinde, ilk olarak "Amerikan modern Blues tarihinin önemli figürlerinden biri" olarak kabul edilen Michael Powers sahne aldı.

Daha sonra, "akordeon ustası ve tüm zamanların en neşeli parti topluluklarından" kabul edilen Buckwheat Zydeco ve dikkat çekici sahne performansıyla Larry Garner ve Band müzikseverlerle buluştu.

Festival, Ankara'nın ardından, Eskişehir, Bursa, İstanbul, Edirne, Çanakkale, İzmir, Kıbrıs, Denizli, Antalya, Gaziantep, Mersin ve Adana'da devam edecek.

 İspanyol Sineması’nın en yeni ve en iyi örnekleri

30 Kasım – 3 Aralık 2006 tarihleri arasında Ankara’da!

 

İspanyol Büyükelçiliği ve Ankara Sinema Kültürü Derneği (ASKD) tarafından, Tüze Grup ve Radyo ODTÜ’nün desteğiyle 30 Kasım- 3 Aralık 2006 tarihleri arasında Ankara’da İspanyol Filmleri Haftası gerçekleştiriliyor. İspanyol Sineması’nın en yeni ve en iyi örneklerinden oluşan 8 filmlik bir seçkinin yer aldığı programda İspanya’dan sinema eleştirmeni ve yönetmenler de Ankara’ya konuk oluyor. Tüze Ankapol Sineması’nda gerçekleştirilecek etkinlikte yer alan bütün filmler Türkçe altyazılı.

 

İspanya Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki “film merkezi(filmoteka)” tarafından yurt dışında İspanyol Sineması’na olan ilgiyi arttırmak ve İspanyol kültürünü özgün filmler yoluyla tanıtmak amacıyla başlatılan “Dışarıda İspanyol Sineması” adlı programın katkısıyla gerçekleştirilen şenlik, Türk ve İspanyol sinemacıları bir araya getirerek iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri geliştirmeyi amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda da, İspanya’dan çeşitli yönetmenler ve sinema yazarları da etkinlik kapsamında Ankara ve İstanbul’a geliyor.

 

Program oldukça zengin

 

Aralarında Carlos Saura, Álex de la Iglesia ve Jaime Chávarri usta sinemacıların son filmlerinin de yer aldığı program son iki yılda yapılmış ve hiçbiri ülkemizde gösterime girmemiş seçkin filmlerden oluşuyor. Programda yer alan filmlere gelince…

 

Sıradan insanların başından geçen küçük hikâyeleri anlatan ve bu yıl Goya ödüllerinde En İyi Yeni Yönetmen Ödülünü kazanan komedi filmi Tapas, yine bu yıl Goya ödüllerinde En İyi Senaryo Ödülü kazanan ve işe alacağınız yöneticiyi nasıl seçersiniz sorusuna çok ilginç bir yaklaşım getiren ve uluslararası festivallerde büyük övgüler almış Yöntem, cezasını çekmekte olduğu hapishaneden geçici izinle çıkan bir yeni yetmenin hayatının son 48 saatini anlatanYedi Bakire, erkekler ve kadınlar arasındaki trajikomik ilişkileri anlatan Hayatı Yaşanır Kılan Şeyler, evlenmek zorunda kaldığı çirkin bir kadını öldürmeye çalışan yakışıklı bir adamın hikâyesini anlatan Mükemmel Suç.

 

Müzik, Dans, Sinema… İşte İspanya!

 

Bu başlık altında üç film yer alıyor: İberya, Camaron: Flamenko Ateşi ve Habana Blues. Bu üç filmin ortak özelliği, müziği ve dansı sinemanın görsel gücüyle birleştirmeleri.

 

Usta İspanyol Yönetmen Carlos Saura’nın son filmi İberya, müzik, bale ve çağdaş dansın bileşiminden oluşan, yeteneklerin konuştuğu ateşli bir sinema şöleni. Saura, İspanya’nın yaşayan en büyük yeteneklerini ilk kez bir araya getirerek, onlara en iyi performanslarını sergileme imkânı sunuyor. İspanyol besteci Isaac Albéniz(1860-1909)’in eserinden esinlenen “İberya”, bir müzikalin bütün unsurlarını benzersiz şekilde birleştiriyor. Saura bizi, merkezine olağanüstü müzisyenleri ve dansçıları koyduğu, dramatik, evrensel, tutkulu ve oldukça yaratıcı bir dünyaya götürüyor.

 

Camarón: Flamenko Ateşi, efsanevi Flâmenko şarkıcısı ve bestecisi Jose Monge Cruz ya da bilinen adıyla “Camarón de la Isla”nın hayatını konu alıyor. Flâmenko’nun tutku dolu ruhunu en ateşli biçimde yansıtan filmde, hem toplumsal hem de sanatsal anlamda sınırları aşarak yeni nesillere öncü olan bu ünlü virtüözün hayatına ve çalışmalarına yakından bakıyoruz. Şarkılarıyla bıraktığı güzel mirasa, Flâmenko dünyasının Paco de Lucia, Tomatito ve Paco Cepero gibi ünlü kişilikleri de filmin her bölümünde Camarón’a eşlik ediyorlar.

 

Ünlü olup Küba’yı terk etme arzusu ile yanıp tutuşan iki müzisyenin öyküsünü anlatan Habana Blues, Amerika ve İspanya'da başarı kazanmak ve daha iyi bir yaşama kavuşmak için şarkılarında ülkelerini eleştirmek zorunda kalan iki hayalperestin dramatik öyküsünü anlatıyor.

Image

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı, Devlet Sanatçısı soprano Leyla Gencer hakkındaki ikinci yayını olan ‘Leyla Gencer ve Opera Dünyası’ kitabını müzik dünyasına sundu

Image‘Leyla Gencer ve Opera Dünyası’ kitabı, opera aşığı Prof. Dr. Ünal Öziş’in yarım yüzyıllık Leyla Gencer hayranlığı ve bu konuda yürüttüğü çalışmalar neticesinde ortaya çıkmış.

Dünyanın dört bir tarafındaki 60 opera sahnesinde 70 farklı başrolü 33 yıllık bir sürede yüzlerce kez temsil etmiş olan Leyla Gencer’in birçok temsilini izlemiş ve zengin bir kültür mirası olarak nitelendirdiği kayıtlarının onda dokuzunu edinebilmiş olan Prof. Dr. Ünal Öziş kitabında birikimlerini paylaşıyor.

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nca 1994 yılında Onur Ödülü Altın Madalyası verilen Leyla Gencer için daha önce de Zeynep Oral “Operanın Türk Divası Leyla Gencer’e Armağan” adlı bir kitap yazmıştı.

istatistik-1
Free Counter
istatistik-2

Free Hit Counters

istatistik-3


istatistik-4

istatistik-5
reklam herşeydir
sokak ve duvar gazetesi formu
sokak ve duvar gazetesi google grubu

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.