Devlet Opera ve Balesi 25 yıl aradan sonra 'IV. Murat' Operasını sahneye koyacak. 3 Mayıs 1980 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen dünya prömiyerinin ardından yaklaşık 100 kez sunulan 'IV. Murat' Operası, 22 Mart'ta yeniden Ankaralı sanatseverler ile buluşacak
Devlet Opera ve Balesi, besteci ve orkestra şefi Okan Demiriş'in 'IV. Murat' adlı Operasını 25 yıl aradan sonra, 22 Mart'ta yeniden Ankaralı sanatseverler ile buluşturacak.
3 Mayıs 1980 tarihinde, İstanbul'da gerçekleştirilen dünya prömiyerinin ardından yaklaşık 100 kez izleyici ile buluşmuş olan 'IV. Murat' Operası, Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali'nde temsil edilmiş, yerli ve yabancı sanatseverlerin büyük ilgisiyle karşılanmıştı.
Turan Oflazoğlu ve Okan Demiriş imzasını taşıyan ve Ulusal Türk Operası repertuarının seçkin bir örneği olan 'IV. Murat' Operası, Osmanlı tarihinin önemli bir dönemini, sarayın gizemli dünyasını ve dönemin çekişmelerini çekişmeleri konu alıyor.
'IV. Murat' Operasının Orkestra Şefliğini İbrahim Yazıcı ve Sunay Muratov üstlenecek. Başrejisör Gürçil Çeliktaş'ın sahneye koyduğu eserin, dekor tasarımı İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından Erkut Uzelli'ye, kostüm tasarımı Nursun Ünlü'ye ait. Opera korosunu Mustafa Erdoğan ve Alessandro Cedrone'nin hazırladığı eserde, dans düzeni İhsan Bengier'e, ışık tasarımı ise Tahsin Çetin'e ait.
22 Mart Cumartesi günü saat 20.00'de prömiyer yapacak 3 perdelik 'IV. Murat' Operası'nda başlıca rollerde ise, Bülent Ateşoğlu ? Tuncay Kurtoğlu (Sultan Murat), Gölge Şekeramber ? Nilgün Akkerman (Kösem Sultan), Tuncer Tercan ? Serhat Konukman (Sadrazam Topal Recep Paşa), İhsan Ekber - Aykut Çınar ? Ünüşan Kuloğlu (Nef'i) yer alacak.
İstanbul'da dün vefat eden devlet opera ve bale sanatçısı Ümit Karabel'in (53) cenazesi toprağa verildi
Karabel için Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende, sanatçının sahneye konulan tabutuna ailesi ve sanatçı arkadaşlarınca çiçekler bırakıldı.
Karabel'in cenazesi, buradaki törenin ardından Cihangir Camisi'ne götürüldü. Cenaze, burada öğle vakti kılınan namazın ardından Kilyos Mezarlığı'nda defnedildi.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin kuruluş yıllarındaki dansçılarından olan Karabel, çeşitli müzikallerde rol alarak, uzun yıllar baş dansçı olarak görev yaptı.
Karabel, hastalığı nedeniyle son 2 yıldır sahneye çıkamıyordu.
Trafik polisine bale dersi
29/2/2008
CSO'da Piyano ile trompetin dansı
27/2/2008Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 29 Şubattaki konserinde piyanist Emre Elivar ile trompet sanatçısı Cem Sevgi'ye eşlik edecek.
Ödüllü besteci Yiğit Aydın'ın "sahne-orkestra konçertinosu"nun da yorumlanacağı konserde, orkestrayı Devlet Opera ve Balesi Genel Müzik Direktörü Şef Naci Özgüç yönetecek.
CSO'nun Şubat ayının son konserindeki konukları, uluslararası alanda isim yapmış, genç piyanist Emre Elivar ile orkestra üyelerinden trompet sanatçısı Cem Sevgi olacak.
Orkestrayı Şef Naci Özgüç'ün yöneteceği konserde, Eczacıbaşı tarafından düzenlenen yarışmada ödül kazanan bir Türk bestecinin yapıtı programa renk katacak. Yiğit Aydın'ın imzasını taşıyan "Sahne-Orkestra Konçertinosu" konserde seslendirilecek.
Konserde, ayrıca, Dmitri Şostakoviç'in "Piyano ,Trompet ve Yaylı Çalgılar İçin Konçerto"su ile İgor Stravinski'nin "Ateş Kuşu Bale Süiti" de yorumlanacak.
Ankara Devlet Opera ve Balesi; ünlü İtalyan besteci Giuseppe Verdi’nin ilk büyük başarısı olarak tanınan ve tüm dünya operalarında sahnelenen büyük operası Nabucco, ilk kez Ankara’da sahneleniyor.
23 Aralık Cumartesi günü Saat: 20.00’de Ankaralı sanatseverle buluşan eser; Babilliler ile Asurlular arasındaki savaşın içinde yaşanan tutku, hırs, ihtiras ve aşkı konu alıyor. 1842 yılında, İtalya
Uzun bir hazırlık döneminin ardından sahnelenecek 3 Perdelik Nabucco operasını, Başrejisör Gürçil Çeliktaş sahneye koyuyor. Orkestra Şefliğini Genel Müzik Direktörü Dario Lucantoni ve Sunay Muratov’un dönüşümlü olarak yaptığı eserin dekor ve kostüm tasarımları İsmail Dede’ye ait. Eserde yer alan dansların koreografisini Nilgün Bilsel’e, ışık tasarımı ise Tahsin Çetin’e ait. Nabucco Operasının görkemini yansıtan koroyu Alessandro Cedrone çalıştırdı.
Operada başlıca rollerde şu sanatçılar görev alıyor: Eralp Kıyıcı / Serkan Kocadere (Nabucco), Ayhan Uştuk / Metin Turan / Ünüşan Kuloğlu (Ismaele), Tuncay Kurtoğlu / Mithat Karakelle / Bülent Ateşoğlu (Zaccaria), Nilgün Akkerman / Reyhan Görbil (Abigaille), Şebnem Algın / Ferda Yetişer (Fenena).
GENEL PROVALAR
20 – 21 Aralık 2006 Çarşamba - Perşembe saat: 19.00
22 Aralık 2006 Cuma saat: 10.30
ANKARA PRÖMİYERİ
23 Aralık 2006 Saat. 20.00
Yekta Kara yorumu ile Otello ve Macbeth
20/11/2006İstanbul akşamlarında opera ve bale.. Türk Operasına yeni bir soluk getiren yönetmen ve sanatçı Yekta Kara, geçen sezon çağdaş bir anlayışla yorumladığı Otello’dan sonra bu sezon da Macbeth’i kendi yorumu ile sahneye koyuyor..
Sezonu “Ali Baba ve 40 Haramiler” operası ile açan İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Utku Şilliler’in 1 perdelik “Gelin” Balesi ve Yekta Kara’nın, çağdaş bir anlayışla yorumladığı, Verdi’nin ünlü eserleri Otello ve Macbeth ile İstanbul gecelerini opera ve bale ile güzelleştiriyor
Yıl sonuna kadar İstanbullular’a dopdolu bir program sunmayı hedefleyen İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 2006-2007 sezonunda sahneleyeceği 15 yeni eserden biri olan Guiseppe Verdi’nin Macbeth operasını Yekta Kara’nın yorumu ile , 25 Kasım 2006 Cumartesi 15:30’da gerçekleştireceği prömiyerle İstanbul seyircisinin karşısına çıkarmaya hazırlanıyor.
Yekta Kara’nın çağdaş bir anlayışla etnik, kültürel ve dinsel ayrılıklardan kaynaklanan çatışmaları vurgulayarak yorumladığı, 2005 – 2006 sezonunda İstanbul prömiyeri yapılan Guiseppo Verdi’nin ünlü eseri Otello ise 30 Kasım 2006 Perşembe 20:00’de İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor.
G. VERDI
OTELLO
opera 4 perde
Metin Arrigo Boito
Orkestra Şefi Markus Baisch
Sahneye Koyan Yekta Kara
Dekor Ali Cem Köroğlu
Kostüm Şanda Zıpçı
Koro Şefi Markus Baisch
Işık Ahmet Defne
04 Kasım Cumartesi 15:30 Büyük Salon
30 Kasım Perşembe 20:00 Büyük Salon
12 Aralık Salı 20:00 Büyük Salon
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _
U. ŞİLLİLER
GELİN
bale 1 perde
Koreografi Uğur Seyrek
Müzik Utlu Şilliler
Dekor Behçet Malikler
Kostüm Gizem Betil
Işık Metin Koçtürk
10 Kasım Cuma 19:30 Konser Salonu
21 Kasım Salı 19:30 Konser Salonu
28 Kasım Salı 19:30 Konser Salonu
--------------------------
G. VERDI
MACBETH
opera 4 perde
Metin Francesco Maria Piave
Orkestra Şefi Alexandru Samoila
Sahneye Koyan Yekta Kara
Dekor Michael Scott
Kostüm Şanda Zıpçı
Koro Şefi Markus Baisch
Işık Ahmet Defne
25 Kasım Cumartesi 15:30 Büyük Salon (Promiyer)
28 Kasım Salı 20:00 Büyük Salon (Gala)
05 Aralık Salı 20:00 Büyük Salon
16 Aralık Cumartesi 15:30 Büyük Salon
26 Aralık Salı 20:00 Büyük Salon
İstanbul´un opera sezonu başladı
3/11/2006İstanbul Devlet Opera ve Balesi 2006-2007 sezonunu "Ali Baba ve 40 Haramiler" operasıyla açtı
Kompozitör ve Orkestra Şefi Selman Ada`nın yazıp yönettiği, librettosunu Tarık Günersel`in yazdığı, Murat Göksu`nun sahneye koyduğu 2 perdelik opera ``Ali Baba ve 40 Haramiler``, ilk kez Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salonu`nda İstanbul seyircisinin karşısına çıktı.
Atatürk Kültür Merkezindeki 1400 kişilik Büyük Salon ile 500 kişilik konser salonunda gösterilerini sahneleyen İstanbul Devlet Opera ve Balesinin 2006-2007 sezonunda 15`i yeni prodüksiyon olmak üzere 29 eser sahneleyeceği belirtildi.
ANTDOB Heyecanla Devri Bekliyor
16/10/2006Yeni kültür merkezinin devredilmesinden sonra sahnelerini açacak
Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB) Müdürü Erdoğan Davran, perdelerini 22 Kasımda "Carmina Burana Balesi" ile açmaya hazırlandıklarını söyledi.
Ankara Devlet Opera ve Balesinden Antalya'ya atanan Erdoğan Davran, açılış için Haşim İşcan Kültür Merkezinin Devlet Opera ve Balesi'ne devrini beklediklerini, devrin tamamlanmasının ardından binada bazı küçük tadilatlar yapılacağını belirtti.
Perdelerini 22 Kasımda Carl Orff'un ünlü eseri "Carmina Burana Balesi" ile açacaklarını bildiren Davran, bu sene 59 etkinlik sergilemek istediklerini ifade etti. Erdoğan Davran, "Geçen yıllarda ayda 2-4 temsil sunuyorduk. Bu sezon hedefimiz, ayda 6-8 temsil vermek. Bu sene Antalya Kültür Merkezi'ni (AKM) kullanmayı düşünmüyoruz." dedi.
"Dağınık Çalışma Mekanı Koordinasyonu Zorlaştırıyor"
ANTDOB'un en büyük şanssızlığının kendi mekanının olmaması olduğuna da dikkati çeken Davran, balenin Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezinde, büyük atölyelerin Ermenek mahallesinde, küçük atölyelerin Şarampol'de, müdüriyetin Lara'da, idari personelin de TRT Caddesinde çalıştığını kaydetti.
Dağınık yerleşimin koordinasyonu da zorlaştırdığını belirten Davran, "Bütün bu dağınıklığa rağmen şunu gördüm ki, tüm personel, çok büyük özveriyle çalışıyor ve çok güzel işler başarıyor" diye konuştu.
Davran, geçtiğimiz yıllardan farklı olarak bu yıl prömiyer veya gala olmadığı sürece gösterimlerin akşam saatlerinde değil, öğleden sonra saat 15.00-16.00 gibi yapılmasını hedeflediklerini belirtti.
Hedefte Çocuklar da Var
Erdoğan Davran, bu yıl Antalya Devlet Opera ve Balesi'nde çocuklara yönelik çalışmalara da ağırlık verileceğine dikkati çekti.
Çocuk oyunlarının Pazar günleri saat 11.00'da sahnelenmesine karar verdiklerini anlatan Davran, ilk olarak Murat Akar'ın sahneye koyduğu "Peter ile Kurt Operada" adlı eserin çocukların beğenisine sunulacağını söyledi.
Program Çok Dolu
Erdoğan Davran, Kasım'da "Carmina Burana Balesi" ile perdelerini açacak operanın, Aralık'ta "La Boheme", "Folklorama" operaları ile "Fındıkkıran" balesini sahneleyeceğini kaydetti. Ocak ayında, "Saraydan Kız Kaçırma" operasını sahnelemek için girişimlerde bulunduklarını anlatan Davran, şöyle konuştu:
"Bu baleyi özellikle seçtik. Özellikle Fransa'da gündeme gelen Ermeni soykırımı iddialarından sonra bu eser daha da önem kazandı. Çünkü Saraydan Kız Kaçırma, Türklerin barbar olmadığını anlatan, Türkleri yücelten bir eser ve bu eser Mozart'a ait. Şu günlerde bu opera büyük önem kazandı diye düşünüyorum."
Şubat ayında "My Fair Lady" ile Türk eserleri "Yoz Döngü" ve "Çeşmebaşı"nın sahneleneceğini belirten Erdoğan Davran, Mart ayında "Ali Baba ve Kırk Haramiler", Nisan ayında "Bahçesaray Çeşmesi" balesi, Mayıs ayında da Verdi'nin "Rigoletto" operasının sahneleneceğini bildirdi.
Erdoğan Davran, perdelerin Haziran sonunda "Rigoletto" ile kapanacağını kaydetti.
MDOB "Mavi Tuna"yı Sahneledi
14/10/2006Strauss'un ölümsüz eserinin galası Kültür Merkezi'nde yapıldı
Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), "Mavi Tuna" balesini sahneledi.
MDOB sanatçıları, sezon açılışında, Johann Strauss II'nin ölümsüz eserlerinden, 2 perdelik "Mavi Tuna" balesinin galasını, Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdi.
Librettosunu N. Volkov ve Şamil Teregulov'un, orkestra şefliğini Aleksandr Gonçerov'un yaptığı baleyi, çok sayıda sanatsever izledi.
Opera tarihinin ölümsüz eserlerinden "La Boheme", 10 yıl aradan sonra Başkent sahnelerine görkemli bir şekilde dönmeye hazırlanıyor.
Puccini'nin ünlü eseri için Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin (ADOB) yeni yapıtı "La Boheme", konuk sanatçı Flavio Trevasan'ın rejisiyle 21 Ekimde seyirciyle buluşacak. Yapıt, görkemli kostüm ve dekorlarıyla izleyiciyi selamlamaya hazırlanırken, atölyeler de kelimenin tam anlamıyla teyakkuza geçti.
Işık, seslendirme, süsleme, fotoğraf, dekor-boya, bayan kostüm, erkek kostüm, şapka-çiçek, aksesuar, marangoz, demir, kundura, point, peruka, mekanik, elektrik, cilt, plastik, bayan gardrop, erkek gardrop, triko ve kuru temizleme atölyeleri eser için gecesini gündüzüne katıyor.
Sahne Öyküsü
Flavio Trevasan'ın sahneye koyduğu eserin dekor ve kostümlerini ADOB Başdekoratörü Savaş Camgöz hazırladı.
Orkestrayı Dario Lucantoni'nin yöneteceği yapıtın ışık düzeni Fuak Gök'ün imzasını taşıyor. Koroyu Alessandro Cedrone'nin yöneteceği eserde, Şenol Talınlı, Serkan Kocadere, Funda Ateşoğlu, Tuncer Tercan, Bülent Ateşoğlu, Beran Sertkaya, Selva Erdener ve Levent Akev rol alıyor.
Eserin Konusu:
"19. yüzyıl sonlarında bir Noel gecesi Paris'te fakir bir çatı katı... Şair Rodolfo (Şenol Talınlı), ressam Marcello (Tuncer Tercan), müzisyen Schaunard (Serkan Kocadere) ve filozof Colline (Bülent Ateşoğlu) burada yoksullukla, yaratıcılıkla, aşkla, romantizmle ve anlık mutluluklarla dolu bir yaşam paylaşırlar.
Rodolfo, mumu sönen ve ateş istemek için kapıyı çalan zayıf ve hasta örgücü komşu kızı Mimi'ye (Funda Ateşoğlu) ilk bakışta aşık olacak kadar iflah olmaz bir romantik, Marcello zengin adamlarla gezip gününü gün eden şarkıcı Musetta'ya (Selva Erdener) ilk fırsatta geri dönecek kadar saftır.
Genç sanatçılar, pervasız eğlenceyi, aşkı, ayrılığı, yoksul yaşamlarını, duygularının ve yaşam heyecanlarının yoğunluğuyla zenginleştirir.
Puccini'nin Olgunluk Dönemi Eseri
Puccini'nin en sevilen eserlerinden "La Boheme", bestecinin olgunluk döneminin ilk ürünlerinden sayılıyor. Henri Murger'ın "Bohem Hayatından Kesitler" adlı tefrika romanından oluşturulan eser, operada 19. yüzyıl sonlarında ortaya çıkan "gerçekçilik" akımıyla romantizmi birleştiriyor.
1 Şubat 1896'da Torino'da ilk sahnelenişinde çok fazla beğenilmeyen özellikle de dönemin önemli eleştirmenlerince eleştiri yağmuruna tutulan yapıt, prömiyerin hemen ardından Palermo'da yeniden sahnelendiğinde yer yerinden oynadı.
