sokak ve duvar

güncel kültür ve sanat bloğu

"Sen yolunda yürü ve bırak ne derlerse desinler..."

Karl Marx, Kapital ı. Cilt Önsöz

Birtanem

6/5/2007

Bir film gibi başlamıştı her şey değil mi? Ben yollarda hayatın yükünü çeken bir gariban sen ise her şeyi basite basit e alan dünya güzeli…

Hatırlıyorum da ilk günleri ne kadar tatlı idi her şey. Sen benim için aradığım insandın. Ve bir davaya bir kavgaya atılmıştık seninle. Bir söz vermiştik birbirimize. ‘hani ne olursa olsun ayrılmayacaktık’ hani birbirimizin ellerini sımsıkı tutmuştuk ? hiç düşmeyecektik birbirimizin benliğinden?…

Ama sen haklı çıktın bir tanem; ‘zaman bizi nereye getirdi bak?’ bak görüyorsun değil mi?

Ey kara gözlü güzel; seni hala deli gibi sevdiğimi bil! Sana sevdiğimi söylediğim gün yıkılacaktım biliyordum. Ve yine Çado haklı çıktı.

Aslını istersen beni benden öte yerlere taşıdın, farklı bir dünya ile tanıştırdın. Sağ ol bir tanem. Kaderim bu ne yapayım çekeceğim. Ama bu felek hep Çado’yu mu bulur? Hep bir yerden verdiğini fazlası ile geri mi alır? İçim acıyor ciğerim yanıyor ama bunu belli etmem.

Şunu söyleyeyim bir tanem bana ayrılık diyeceğini bilse idim kulaklarımı koparır  öylece gelirdim yanına ister inan ister inanma. Bu adam kolay değildi ben de farkındayım aslında. Belki sana karşı çok anlayışsızca davrandım, belki de …….. neyse…

Eğer beni sevmişsen ki öyle zannediyorum kendini üzeceksin; üzme. Rabbim ikimizin gönlünden geçeni de biliyor. Belki yollarımız yine birleşir. Yok eğer sevmemişsen gerçekten oyununu süper oynadın. Dört dörtlük bir insan değil ama dört dörtlük bir aktörmüşsün.

Aslını istersen bir çok kişinin ahını aldım, onlar çıkıyordur. Aslı yok gerisi yok geleceği yok aklımda bir çok soru var ve hepsi cevapsız kaldı.  Bunlar yıkıyor beni. ‘başka birini mi sevmeye başladı? Demek bizi hiç sevmedi ki bu kadar kısa oldu, bahane bulamadı geldiği şeye bak, ……’

Ah bir çözebilsem nedenini tarifi olmayan ağrılar var içimde sen hiç çiğer acısı nedir duydun mu? Rabbim bana bir daha verdi inşallah sana vermez.

Tam da beni kendine hapsetmişken  neden şimdi oldu bunlar tam yolun yarısını geçmişken oysa. Ayıp ettin bir tanem benim gibi biri bunları hakkediyor mu ne dersin. Sıkılmayacağına emin olsam okurken daha sayfalarca yazardım and olsun. Ama şunu unutma senin mutluluğunu görmek istiyorum.benim gibi 5 para etmez bir serseri için yıkma kendini. Bir de şunu söyleyeyim yaşanılanların süresi değil değeri önemlidir.

Tek dileğim bil biz de insanız Mevla’m yaratmış hor görme ne kendimizi ne de sevdalarımızı

Seni seviyorum…………………..

Yakınma

6/5/2007

Ya biz sevda nedir bilemedik ya da sevda yaşamak zor bu devirde gerçekten çok zor. Ayrılmak o kadar basit ki o kadar zor ki… nasıl mı yani hem basit hem de zor olması; nedensiz ayrılabiliyor sevgililer. Ama gel gör ki ötesi ciğeri kavruluyor seven adamın. İçi parçalanıyor. Bağrı deliniyor acı çekiyor gerçekten içi kavruluyor. Sanki kör bıçakla çiğerini doğruyorlar. Dürüst sevda yaşayamıyor bu devirde. Zaten yalan sevda diye bir şeye inanmıyorum. Sadece yalan aşklar var bu zamanda. Hoş aşkı iki öpücük zanneden, insanım diye gezinen mahlukatlar aşkı da karalıyor gerçi ya! Çorap değiştirir gibi sevgili değiştirenler olursa olur olmazsa olmaz diyen insanlardan yakınıyorum aslında. Bizim adımızı da aşkın adını da lekeliyorlar.

Bazen aynanın karşısına geçiyorum ve ben niye onlar gibi olamıyorum diyorum niye? Ama öyle bir yaşantıdansa her şeyi dert edinen kendine bir yol çizmiş insan olmak daha güzel. En azından uğraşıyorsun davan için insanlara ulaşmaya onlara doğruyu göstermeye çalışıyorsun. Hedefi olmayan bir kurşun değilsin yani serseri bir kurşun değilsin sen. Namludan hedefe tam 12 ye saplanmak için ilerliyorsun hızlı bir şekilde.

Kendime kızıyorum. Hangi soydan nasıl bir milletten geldiğini bile bilmeyen kişilere nasıl oluyor da anlatmaya çalışıyorsun kendini? Ama bunlar lazım

Türkü tadında yaşıyorum aslında kah insanlar dinlerken hüzünleniyor kah gülümsüyor. Başımı tavana çakıp şaşkın umutlu hayaller kuruyorum; bir gün elbet düzelecek bu yaşam standartları elbet. Elbet adam olmayı öğrenecek bu adem oğlu. Elbet sevda tekrar göverecek bu çatlayan topraklarda. Tek isteğim bu günleri görebilmek.

Dileğim çevremdekilerden aşkı ve sevgiyi bilmeden yaşayanlar bari kendileri için vazgeçsinler. Çünkü gerçekten ağır bir yük. Taşıyamayanlar düşürüp kırar bu testiyi. Ayıp değil yaşamaya çalışmak zaten kimse yoktur ki yeryüzünde tam manası ile yaşamış bu aşk denilen duyguyu. Ama ciddiyet yoksa adına aşk demeyin bari. 

 

elimize ne geçti

25/4/2007

ELİMİZE NE GEÇTİ?

Doğayı kirlettik, hayvanların yaşam haklarını ellerinden aldık, tarım ilaçları sayesinde toprağın yapısını bozduk, peki elimize ne geçti? Küresel ısınmadan, bozuk topraktan başka çocuklarımıza miras olarak ne bırakabildik? Kullandığımız parfümler ne işe yaradı? Ya daha fazla ürün almak için bozduğumuz toprak bize yeterli ürünü verebildi mi? Cevaplar ne yazık ki hayır, herhalde ne yazık ki beklentilerimizi karşılayamamamızın yanı sıra, gün geçtikçe daha kötü bir dünyada yaşamaya mecbur kaldık. Hadi kendimiz hak ettik böyle yaşamayı, ya çocuklarımızın hayatlarını kirletmeye ne hakkımız vardı?

Atıklarımızı derelerimize boşalttık, bacalarında filtreleri bile olmayan fabrikalarımızdan gazları havaya salıverdik. Peki, elimize ne geçti? Çocuklarımızın katili olmaktan başka elimize ne geçti? Ozon tabakasını delmekten başka ne yaptık? Sonra da söyleniyoruz ‘kuraklık’ diye,’ kirlilik’ diye Hiç düşünmeden yaptığımız bu işlerin sonucunda, ektiğimizi biçeceğimiz hiç aklımıza gelmedi mi? Kim derdi ki kirlilik bir gün bu kadar büyüyerek başımıza böyle çorap örecek?

İnsan, aslında elini attığı her şeyi mahvedebilme yetkisine sahip tek varlık. Yani, kimyasalları bizlerden başka atabilen bir varlık yok doğaya. Veya tarım ilaçları ile toprağı zehirleyen, zehirli gazlarla havayı kirletebilen bir varlık yok.

Evet; uzun lafın kısası, biz zehirledik tabiatı ve tabiat da bizlerden intikam alıyor. Zararın neresinden dönersek kardır. Düzeltmek de bizim elimizde, unutmamak gerekir ki dünyayı tekrar yaşanacak hale getirebilmek, bizim çabalarımızla gerçekleşecektir.

                                                                                                      

                                                                                            Çağdaş İŞÇİOĞLU

istatistik-1
Free Counter
istatistik-2

Free Hit Counters

istatistik-3


istatistik-4

istatistik-5
reklam herşeydir
sokak ve duvar gazetesi formu
sokak ve duvar gazetesi google grubu

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.